Kırmızı Başlıklı Kız Masalı

Kırmızı Başlıklı Kız Hikayesi

Evvel zaman içinde kalbur saman içinde develer tellal pireler berber iken ben bağda üzüm bekler, derede odun yüklerken bir varmış, bir yokmuş.

Türlü güzellikte ağaçların ve çiçeklerin yer aldığı bir orman köyü varmış. Masalımızın kahramanı olan küçük kız da ailesi ile bu köyde yaşıyormuş. Köyde ona kırmızı başlıklı kız derlermiş. Bunun nedeni annesinin onun için aldığı kırmızı başlıklı pelerinini olmadan bir yere gitmezmiş. Kırmızı başlıklı kızı gören ve tanıyan herkes, onun yaklaşımlarından ne derece iyi niyetli olduğunu anlar ve onu severmiş.

Bir gün annesi büyükannelerinin en sevdiği kurabiyelerden yapıp, kırmızı başlıklı kızı yanına çağırmış ve ona;

  • Büyükannen çok hasta olmuş onun için bir sepet hazırlayıp içine en sevdiği kurabiyelerden ve ona iyi gelebilecek birkaç ilaç koydum. Bunları büyükannene götürebilir misin?” diye sormuş.

Kırmızı başlıklı kız;

  • Elbette anneciğim, memnuniyetle” demiş ve hemen sepeti yüklenmiş.

Kırmızı başlıklı kız pelerinini üstüne geçirirken annesi ona;

  •  Ormanda tanımadığın yabancı insanlar ile konuşma. Yolda sakın oyalanma, ana yoldan ayrılma. Hemen büyükannenin yanına gidip gel, tamam mı canım kızım?” diye tembihte bulunmuş.

Kırmızı başlıklı kız;

  • Merak etme anneciğim, öğüdünü tutacağım.” demiş.

Kırmızı başlıklı kız koluna sepeti geçirip yola koyulmuş. Annesine verdiği sözü tutup ormandaki anayoldan yeşil çimenler eşliğinde yürüyormuş, kuşların cıvıltılarıyla şarkılar söylüyormuş. Belli bir süre gittikten sonra yol ayrımına gelmiş. Bu kısmın iç taraflarında çok güzel papatyaların olduğunu görmüş, babaannesi için onları toplamak istemiş. Ama bunun için anayoldan biraz ayrılması gerekiyormuş. Kırmızı başlıklı kız anayoldan birazcık ayrılmasında herhangi bir zararın olmayacağını düşünmüş ve hemen çiçeklerin olduğu yere gidip toplamaya başlamış.

Çiçekleri toplamaya dalmışken yanı başında bir kurt belirmiş. Kurdu gören kırmızı başlıklı kız ne yapacağını şaşırmış, çiçekleri toplamayı bırakmış ve hemen ayağa kalkmış.

Kurt;

  • Nereye gidiyorsun, şirin kız?” diye sormuş.

Kırmızı başlıklı kız ise cesaretini toplayıp cevap vermiş.

  • “Benim adım şirin kız değil, kırmızı başlıklı kız. Ve babaanneme gidiyorum hastalandığı için annemin ona hazırladığı sepeti götürüyorum. Bu ana yolun sonunda oturuyor.”

Cevabı duyan kurt, kurnaz bir şekilde gülerek;

  • “Öyle mi o zaman ben hemen babaannenin yanına gidip senin geldiğini haber vereyim, sende oyalanma hemen gel.” demiş.

Kırmızı başlıklı kızı söz konusu yerde kurdun saldırısından kurtaran sır avcının kulübesine yakın olmaları imiş.

Kurt bir koşuda kırmızı başlıklı kızın babaannesinin evinin önüne gelmiş. Kapıyı tıklatmış ve sesini kırmızı başlıklı kıza benzetip;

  • “Büyükanne ben kırmızı başlıklı kız, annemin sana yaptığı yiyecek ve ilaçları getirdim.” demiş.

Büyükanne büyük bir sevinçle;

  • “Gel canım kızım kapı açık” demiş.

Kurt o kadar açmış ki evin içine girer girmez büyükanneyi çiğnemeden bir çırpıda midesine indirmiş. Ve biraz olsa da ona benzemek için büyükannenin kıyafetlerini giyinmiş. Perdeleri çekmiş ve odanın biraz daha loş olmasını sağlamış. Yatağa girip kırmızı başlıklı kızı beklemeye koyulmuş.

Büyükannesinin çiçekli kapısına gelen kırmızı başlıklı kız kapıyı çalmış;

  • “Büyükanne ben kırmızı başlıklı kız.” demiş.

Kurt hemen sesini büyükanneye benzetip;

  • “Gel canım kızım kapı açık.” demiş.

Büyükannesinin sesinde bir gariplik olduğunu sezen kırmızı başlıklı kız;

  • “büyükannem gerçekten hasta olmalı” diye düşünmüş.

Evin içine giren kız hemen büyükannesinin yatağının yanına bir tabure çekip oturmuş. Ona daha da yakından bakınca bir tuhaflık olduğunu anlamış, yataktaki kişi pek te büyükannesine benzemiyormuş. Kırmızı başlıklı kız, büyükannesi zannettiği bu kişiye sormuş.

  • “Büyükanne kulakların neden bu kadar büyük?”

Kurt;

“seni daha iyi duyabilmek için.” demiş.

Kız;

  • “Peki gözlerin neden bu kadar büyük?” diye sormuş.

Kurt;

  • “Seni daha iyi görebilmek için.” demiş.

Kız;

  • “Ya dişlerin neden bu kadar büyük?” diye sormuş.

Kurt;

  • “Seni daha iyi yiyebilmek için.” demiş ve hemen kızın üstüne atlamış.

Kurdu gören kız korku içinde çığlık atmış. Şansı varmış ki büyükannenin halini hatrını sormaya gelen avcı çığılığı duymuş. Yıldırım gibi eve dalmış ve Kurdu bir vuruşta bayıltmış.

Başından geçen olayları ağlaya ağlaya anlatan kız büyükannesini de bulamadığını söylemiş.

  • “Kurdun dersini verdikten sonra büyükanneni aramaya çıkarız”

diyen avcı kurdun aç gözlülüğüne vermek istediği ceza ise karnını taş ile doldurmakmış. Baygın kurtun karnını bıçakla yaran avcı dehşet içinde kalmış. Çünkü büyükanne kurdun midesindeymiş. Bereket kurt büyükanneyi çiğnemeden henüz yuttuğu için büyükanne sağmış. Birbirlerine kavuşan büyükanne ve kırmızı başlıklı kız birbirlerine sarılmış.

Kırmızı başlıklı kıza eve kadar eşlik eden avcı annesinin sözünden çıkarsa başına böyle korkunç şeyler gelebileceğinden bahsetmiş.

  • “Yabancılarla konuşmamalısın, konuşsan bile karşı tarafın niyetini anlamadan kendin hakkında bilgi vermemelisin” demiş.

Bu olay kırmızı başlıklı kız için büyük bir ders olmuş, bundan sonra tanımadığı kişilere karşı daha dikkatli olmuş. Yine deneme yanılma yoluyla ders alma riskine girmektense, büyüklerin tecrübeye dayalı nasihatlerini dinlemenin ne kadar önemli olduğunu anlamış.

Etrafınızdaki Çocuk Etkinliklerini Keşfedin!

İndirimli çocuk etkinliklerini kaçırmayın.

ŞİMDİ KEŞFET!
BU İÇERİKLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR