Çirkin Ördek Yavrusu

Çirkin Ördek Yavrusu

Evvel zaman içinde, kalbur zaman içinde deve tellal iken sinek berber iken ben annemin babamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken. O yalan, bu yalan, fili yuttu bir yılan, bu da mı yalan.. Bir varmış; bir yokmuş.

Ağacın, çiçeklerin bol olduğu ve çeşitli hayvanların birlikte yaşadığı bir çiftlik varmış. Bu çiftlikte yaşayan anne ördeğin sahip olduğu yumurtaların çatlama vakitleri gelmiş. Anne ördek tüm gün yumurtalarını sıcak tutmak ve yavrularının yumurtadan çıkmasını sağlamak için yumurtalarının üstünde otururmuş. Gene böyle birgün de bacakları ağıran anne ördek biraz yürümek istemiş. Yavrularını da yalnız bırakmak istemeyen anne ördek yumurtalarının yanında dolaşırken yumurtalarda bir hareketlilik farketmiş. Teker teker çatlayan yumurtalardan sapsarı tüyleri olan yavru ördekler çıkmaya başlamış. Anne ördek yumurtalarından çıkan yavrularını sevgiyle kucaklamış. Geriye çatlamayan tek bir yumurta kalmış. Bu yumurtanın görünüşü diğerlerine pek benzemiyormuş, daha büyükmüş. ‘Belki azıcık daha otursam yumurta çatlar.’ diye düşünen anne ördeğin üzerine oturmasına gerek kalmadan diğer yumurtada çatlamış.

Son yumurtadan çıkan ördek diğerlerinden çok farklıymış. Bir kere sarı tüyleri yokmuş onun tüyleri griymiş, boyu diğer kardeşlerine göre daha uzunmuş. Şaşkınlıkla küçük yavrusunu da kucaklayan anne;

‘Nasıl olur da diğerlerine benzemezsin, sen gerçekten benim yumurtamdan mı çıktın?’ diye mırıldanmış.

Çiftlikte günler geçiyormuş, diğerlerinden farklı olan ördek her zaman çevresindeki canlıdan kötü söz işitiyormuş. Çirkin olduğu için onunla dalga geçen, konuşmayan çiftlik hayvanlarının yanında kendi kardeşlerinin de dahil olduğunu görmek küçük ördeği daha da mutsuz ediyormuş.

Daha fazla itilip kakılmaya dayanamayan küçük ördek, saklanmak istemiş ve çiftlikten uzaklaşmış. Dalgın bir şekilde yürürken, küçük bir göle rastlamış. Orada hem olanları düşünüp hem de yüzeceğini kafasından geçirmiş. Gölün etrafındaki yabani ördeklerden göle girmek için izin istemiş. Yabani ördeklerin lideri;

‘Sen ne kadar çirkin bir ördeksin öyle, yüzebilirsin ama varlığını bize belli etme.’ demiş.

Yavru ördek üzüntüyle ondan uzaklaşan yabani ördekleri izlemiş. Gün boyunca derin düşünceler içinde olan ördeği, düşüncelerinden uzaklaştıran şey, silah sesi olmuş. Yabani ördeklerin sürü şeklinde kaçıştığını gören ördek, korkusundan kıpırdayamamış. Olduğu yerde tir tir titriyormuş. Bir el daha silah sesini duyduğunda kendine gelmiş ve hemen oradan uçarak uzaklaşmış.

Ördek başka bir göl görene kadar uçmuş. Sonunda karşısına çıkan bir gölde durmuş. Bu gölde kimseler yokmuş. Sonbaharın soğukluğu vücudunu yavaştan esir alıyormuş. Ertesi gün bulunduğu gölden ayrılan kuş sürüsüne denk gelmiş bunlar uzun boyunlu bembeyaz tüyleri olan kuğularmış. Havada güzelce süzülüşlerini izleyen ördek, ‘keşke ben de onlar kadar güzel olsam’ diye iç geçirmiş.

Günler geçerken kış gelip çatmış. Ne yapacağını şaşıran ördek kendine sıcak bir yer aramaya koyulmuş. Gölün biraz yakınlarında terk edilmiş bir kulübe bulmuş. Kışını orada geçiren ördek, havaların ısınmasıyla kendini kulübenin dışına atmış.

Göle geldiği zaman hayranlıkla izlediği kuşlarında dönmüş olduğunu gören ördek, kuğuların güzelliğini süzerken onlarla göz göze gelmiş ve hayrete düşmüş. Kuğular ona samimi bir şekilde gülümsüyorlarmış. Yaşadığı süre boyunca çirkin diye konuşulmayan ördeğe, zarif kuşlar gülümsüyormuş. Daha önceden üzülmemek için yansımasına bakmama kararı alan ördek bu kez ilk defa dış görünüşünü merak etmiş. Göle yaklaşıp yansımasına bakmış ama o da ne hatırladığı görüntüsünden eser yokmuş. Uzun boyunu ve bembeyaz tüyleri varmış. Tıpkı gölde yüzen kuğular gibi.

Kuğular onu hemen aralarına dahil etmişler ve türlerinin özelliklerinden bahsetmişler. Çirkin ördek yavrusu, kuğuları ziyarete gelen ailelerin dikkatini hep güzelliğiyle ve zerafetiyle çekmeyi başarmış.

BU İÇERİKLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR